Sokak Arası Yazıları,YÜRÜRYAZAR

ŞEHİRLERİ ADIMLAMAK… Mart 2013

Biz önceki yazıda nerede kalmıştık? Evet, Salzburg’daydık… Leuven’den başlayan gezimizin üçüncü durağı Salzburg’da geçirdiğimiz günün ertesinde, meşhur Mirabel bahçesinin içinden geçerek kente veda ettik ve bizi Viyana’ya götürecek olan trenimize bindik. Avrupa’da seyahat etmenin en güzel yanlarından biri, neden bizde yok diye hayıflandığımız trenler. Biletleri internetten kolayca alınabilen, tam zamanında kalkıp zamanında varan bu rahat trenler yolculuğumuzu epey kolaylaştırdı. Tren’le Viyana’ya yaklaşık iki buçuk saate varıyorsun. Tren garında indiğimizde bu sefer bizi karşılayan bir dost vardı. Viyana’da geçirdiğimiz iki gün […]

YÜRÜMEK, ADIM ADIM… Mart 2013

Arzu Erturan – Mart 2013 Zaman zaman içinde bulunduğun çemberin dışına çıkmak gerekir. Hatta buna yönelik bir istek bile doğar içinde, özellikle her gün aynı şeyleri yapıyor gibi hissedip sıkıldığın, yenilikler arayışına girdiğinde. Zaman zaman bir çemberin içinde bulunduğunun farkında bile değilsindir. Farkında olsan bile o çemberin dışına çıkmak sana öyle zor gelir ki, içinde sıkışıp kalırsın. İşte böyle zamanlarda alıp başını gitmek lazım! Dışarıda bir yürüyüş yapmak, belki bisiklete binmek, hatta mümkünse yeni şehirlere ve ülkelere gitmek insanı tazeler […]

Dikkat, Bisiklet Çıkabilir!

Sorry, this entry is only available in Türkçe.

Adım Adım Berlin Dizisi 1 – Plansız Bir Günün Sürprizleri – Şubat 2012

Melike Selin Durmaz , Şubat 2012 Berlin… Başta mesafeli duran,  ancak keşfettikçe içini bir bir döken, siz adımladıkça tamamen davetkar bir hale bürünen ve giderek sürprizler yapmaya başlayan, bir de “hükümet gibi” derler ya, ha işte o misal… Hatta sizi sokakta tek başınızayken sürprizleriyle yakalayıp sesli şaşırmalardan kahkahalara kadar rezil olmanızı ama bunu umursamamanızı sağlayacak kadar da anaç. Eylül 2011’de tanışıp da O’ndan bu kadar geç bahsetmem bence iyi de oldu. Tanışma süreci işte… Değişik bir ilişki biçimi. Ve şimdi […]

Zeyrek’ten Safranbolu’ya… Sokaklarda ‘öylesine’ keşfedilenler…- Mart 2012

Sene 2006. Şehir planlama öğrenciliğimin ilk yılları. Algılar tamamen açık. Mimar Sinan Üniversitesi ruhunun içime işlemeye başladığı zamanlar. İstanbul’da ilk adımlar. Değişimin gücünü ve kente etkisini yavaş yavaş keşfe çıktığım, İstanbul sokaklarını adımladıkça şaşırdığım ve pek çok soru sorduğum anlar… Güzel bir arkadaş grubunun da etkisiyle arayışa başladığım, derslerin ve kitapların dışında kenti deneyimleyerek anlamaya çalıştığım çelişkiler… Amaçsız çıkılan yolun vardığı Zeyrek’te geçirilen, “öylesine”  bir gün… Bir süre sonrasında ise arkadaş grubuyla Safranbolu’da planlanan bir gezi… Bu iki ayrı mekanın […]